Interbeing

Neo-şamanik bir perspektiften varoluşun karşılıklı bağımlılığını ele alır. Eserin merkezindeki figür, insan bedeninden çok tohumun kendisini temsil eder; yaşamı saklayan, ışığı içeriden dışa doğru yayan bir başlangıç noktası. Spiral toprak katmanları, fiziksel bir mekân değil, bilincin döngüsel dönüşüm yoludur. Organik dokular ile dijital hatların birleşimi, doğanın kadim bilgisinin çağdaş zihinle kurduğu yeni bağı simgeler. Boyutlu görünse de aslında zamansız ve mekânsız bir bilinç düzleminde var olan bu çalışma, izleyiciyi her şeyin birbirine bağlı olduğu gerçeğiyle yüzleştirir. Interbeing, “hiçbir şeyin tek başına var olamayacağı” fikrini sürrealist bir dille görünür kılan bir varoluş sorgulamasıdır.

kenevir tuval üzerine yağlı boya

H X W