İstanbul merkezli, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mimarlık fakültesinden mezun olan eko-feminist sanatçı, pratiğini geleneksel mimarlığı sorgulayarak; kolektif üretim, doğal malzemeler ve katılımcı tasarım yöntemleri etrafında şekillendirmiştir. 2016’dan bu yana Herkes İçin Mimarlık Derneği ile yürüttüğü gönüllü çalışmalar, onu yerel topluluklarla birlikte alternatif ve doğa temelli yapı teknikleri geliştirmeye yönlendirmiştir.
Sanatçı, 2018’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde afet sonrası barınma için kerpiç stabilizasyonu üzerine başladığı yüksek lisans çalışmasını saha araştırmalarıyla sürdürmektedir. Poçolana Works’ün kurucu ortağı olarak kırsal ve kentsel ölçekte projeler üretmekte; Türkiye ve Balkanlar’da doğal yapı teknikleri üzerine atölyeler düzenlemekte ve Gaia Kosovo gibi uluslararası kuruluşlarla gençlere yerel yapı malzemeleri ve ekolojik inşa yöntemleri öğretmektedir.
Toprak duvar resmi pratiği, sanatçının üretiminde merkezi bir yer tutar. Türkiye’de ve dünyada yerel topluluklarla—çocuklar, gençler, yetişkinler ve özellikle kadınlarla—birlikte çalışarak, mekânın hafızasını ve o yere özgü hikâyeleri çoğunlukla kapsayıcı ve feminist bir perspektifle toprak yüzeylerde görünür kılar. Çalışmalarının önemli bir bölümü kırılgan topluluklarla kolektif üretim süreçleri etrafında gelişir.
2022’de Manifesta14’te toprak duvar resmi atölyesi yürütmüş; ortaya çıkan “Medusa” çalışması festival kapsamında sergilenmiştir. 2023 depremi sonrası koordinatörlerinden biri olduğu Kahramanmaraş SüperKerpiç Çocuk Kütüphanesi projesi ise 19. Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda sergilenmiştir.
Sanatçı, 2023’te İstanbul’da kurduğu açık stüdyosunda artistik toprak sıvalar ve duvar resimleri ile toprak ve kireç bazlı ürün tasarımlarına yoğunlaşmakta; aynı zamanda herkese açık atölyeler düzenleyerek doğal malzeme bilgisini paylaşmayı sürdürmektedir.